YASAMA DOKUNULMAZLIĞI
(Ve Modern Demokrasilerden Bazı Tespitler- Mülâhazalar)
Prof. Dr. Servet ARMAĞAN
(Anayasa Hukuku Profesörü)
GİRİŞ:
Yasama dokunulmazlığı konusu Anayasa Hukukunun önemli bir konusudur. Bu konu zaman zaman ele alınmakta, üzerinde durulmaktadır. 1997-1998 yıllarında memleketimizde üzerinde çok sık durulmuştur. Hatta bununla ilgili olarak anayasa değişikliği yoluna bile gidilmek istenmiş, ama nedense daha sonra bu konu unutulmuştur.
Biz, aşağıda bu konu hakkındaki görüşlerimizi, modern demokrasilerden bazı misaller de vererek açıklayacağız.
I- Türk Anayasa Hukukundaki Genel Durum
1- Amacı: Yasama Dokunulmazlığının amacı, parlamento üyelerini, iftira yanında yerli-yersiz takibata, aramaya ve tevkife tabi tutarak, onun milletin vekili sıfatı ile görevini yapmasına engel olmak ve ondan intikam almak ihtimalini ortadan kaldırmaktır.
Bu sebeple ve bu amaç istikametinde, parlamento içinde verdiği oylardan, yaptığı açıklamalardan sorumlu tutulmazlar. Yakalanması, sorguya çekilmesi ve hakkında kesinleşmiş bir hükmün infazı, meclisin iznine bağlı kılınmıştır ve hapishaneye konulup, hükmün infazı ise , devre sonuna bırakılmıştır.
2-Türk Anayasalarındaki Durum: Türk anayasalarında, 1876 (md.79), 1924 (md.17), 1961 (md.79) ve 1982 (md.83)’de hemen hemen aynı istikamette bu esas muhafaza edilmiştir. Sadece 1982 Anayasası, doktrininin tesiri ile, mutlak (meclisteki reyleri ve konuşmaları sebebiyle) ve nisbi dokunulmazlık (diğer suçlar sebebiyle tutuklanma, sorguya çekilme ) kavramlarını adeta birleştirmiştir. Böylece tatbikatta yasama dokunulmazlığı “ratio legis” ine aykırı bir istikamette gelişme istidadı göstermektedir
3-Dokunulmazlığın kaldırılması: Uygulamada her iki dokunulmazlık alanı bir arada kabul edilmiş ve hatta hiçbir üyenin yasama dokunulmazlığı kaldırılmayarak devamlı ve mutlak bir dokunulmazlık zırhı teessüs etmiştir
Şöyle ki: Parlamento içindeki olayları ve görüşlerinden sorumlu tutulmaması her halde gerekli. Ama, kamuoyunda adi suçlar denilen diğer cezai fiilleri (trafik polisini dövmek,hazine arazisini gasp, hakaret, sövme vb. suçları)sebebiyle, meclise gelen fezleke ve tekliflerin hiç değilse bir kısmı neticelendirmelidir.Yani yasama dokunulmazlıklarının kaldırıldığını gören parlamenterlerimiz, her halde, adi suçlar sahasında biraz daha temkinle ve teenni ile harekete mecbur olacaklardır
Adi suçlar sahasında “mutlak olarak dokunulmayan kimseler” imajının ortaya çıkması, vatandaşın parlamenterlerimize karşı hatta, TBMM’ye karşı güvensizlik hissini ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Bu sebeple halen meclis komisyonlarında ve gündeminde bekleyen 200 civarında yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair fezlekeler, parlamentomuzun 5’te biri suçlu, hem de “kendisine dokunulmayan suçlu” kanaatinin yerleşmesine (!) yol açmıştır.
İtiraf edelim ki bu rakam, yaklaşık 20 yıldır aşağı yukarı ayni miktarda seyretmektedir.Yani değişik iktidarlar döneminde aynı menfi ve nahoş durum söz konusu olmuştur.Ama buna bir son vermek zamanı geldi ,geçmektedir bile.
Bu sebeple böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz. TBMM’nin tarihten gelen saygın imajını muhafaza her Türk vatandaşının vazifesidir. Bu vazife yasama dokunulmazlığının alanının daraltılmasından daha önceliği haizdir.
4-Anayasa md.85 Gereğince İptal Davası: Yasma dokunulmazlığı kaldırılan parlamento üyesi, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açabilmektedir. Gerçi bu iptal davası bir hafta içinde dava açmak ve 15 gün içinde de karar verilmek mecburiyeti getirilerek bir kısıtlamaya tâbi tutulmak istenmişse de tatbikatta bu kısıtlamanın pek manası kalmamıştır. Çünkü:
a- Hiçbir parlamenterin yasama dokunulmazlığı kaldırılmıyor, bu sebeple Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açmaya gerek kalmıyor.
b- Anayasa Mahkemesi, bu yoldaki kararı denetlerken, içtüzük hükümlerini 1.derecede nazara almaktadır. Hatta en küçük bir içtüzük hükmüne muhalefeti dahi iptal sebebi saymaktadır. Zaten çok az olan kararlardan, mesela Çetin Altan hakkında verilen kararda: TBMM’deki oylamaya yakın, bir üyenin konuşma talebinde bulunması, başkanın O’nun sesini işitmemesi sebebiyle söz vermemesi ve oylama yapılması ve kahir ekseriyetle karar alınmış olmasına rağmen, içtüzüğe muhalefet sebebiyle iptal kararı verilmiştir.Bu durum aynı parlamenter hakkında tekrar aynı işlemin yapılması ihtimalini çok zayıflatmaktadır
5- İlgilinin Dava Açması: Burada hatıra gelen bir hukuki çare şu olabilir: yasama dokunulmazlığı kaldırılmazsa, zarar gören de Anayasa Mahkemesi’ne itiraz edilebilmelidir. Ancak bu durum bir anayasa değişikliğini gerektirir.
Bu hukuki çare, zarar görenin daha çok kamu tüzel kişisi olup da, parlamenterlerimizin kamu mallarına zarar vermeleri halinde hatıra gelebilir.
6- Yasama döneminde işler temizlenmeli: Bir diğer hukuki çare şu olabilir: TBMM’ye ulaşmış bulunan yasama dokunulmazlıklarının kaldırılma talepleri ile, komisyonlardan geçen fezlekeler sonuçlandırılmalıdır. Bunu için anayasa değişikliğine gerek yoktur. Burada sonuçlandırmaktan maksat, yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya kaldırılmamasıdır. Böylece, hem üyeler kendilerine çeki düzen verirler hem de seçmenler nezdinde TBBM saygınlığını kaybetmez.
7- Kararlara saygı: TBMM’nin ve komisyonlarının aldıkları kararlara, herkes, medya da dahil hürmet göstermelidir. Bazı medya organlarının yayınlarında yer alan “yuh olsun size” esprisi katiyen kabul edilemez. Gerek kaldırma, gerekse kaldırmama ve hatta kaldırılan dokunulmazlığı hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararlarına mutlak hürmet göstermeliyiz. Aksi halde TBBM dahil bütün kamu kurum ve kuruluşları, medya ve seçmenler, yani halkımız bir kaosun içine itilmiş olur.
NETİCE: Anayasanın Başlangıç kısmında denildiği gibi; tekrar kanlı bir iç savaşın eşiğine gelmemeliyiz, maddi ve manevi varlığımızın gelişmesi için karşılıklı haklarımıza saygı göstererek “demokrasiye âşık Türk evlatları”(1982 Anayasası, Başlangıç) olduğumuzu göstermeliyiz.
NOT: İsmi zikredilen modern devlet anayasalarının ilgili hükümleri şöyledir:
BAZI YABANCI ANAYASALARDAN ÖRNEKLER VE USULLER
1. FRANSA ( 1958),md. 26:
“Parlamentonun hiçbir üyesi, görevini ifa ederken, yaptığı açıklamalar veya verdiği oylar sebebiyle, sorgulanamaz, aranamaz, tutuklanamaz,, hapsedilemez veya muhakeme edilemez.
Parlamentonun hiçbir üyesi, meclis oturumları esnasında suçüstü hali dışında, bir üyenin üyesi olduğu meclisin kararı olmaksızın bir cürüm veya kabahat için sorgulanamaz veya tutuklanamaz.
Parlamento toplantı halinde olmadığı zaman, parlamentonun hiçbir üyesi, suçüstü hali veya nihai mahkûmiyet kararı hali hariç, üyesi olduğu meclisin başkanlık divanının kararı olmaksızın tutuklanamaz.
Parlamentonun bir üyesinin yakalanma veya sorgulanması şayet üyesi olduğu meclis isterse ileriye bırakılır.”
1. BELÇİKA (1928), md. 59:
“İki meclisin veya birinin üyesi, suçüstü hali hariç, ait olduğu meclisin izni olmaksızın toplantı esnasında sorguya çekilemez.
İki meclisin veya birinin üyesine karşı, toplantı esnasında, aynı şekilde izin almaksızın, fiziki bir sınırlama getirilemez.
İki meclisin veya birisinin üyesinin tutuklama veya sorgulanması toplantı esnasında askıya alınır ve eğer meclis talep etmezse, onun devamı boyunca öyle kalır.”
2. İTALYA (1948),md. 68:
“Parlamento üyeleri görevlerini ifa esnasında açıkladığı görüşler veya verdiği reyler sebebiyle soruşturmaya maruz bırakılamaz
Hiçbir parlamento üyesi, mensup olduğu meclisinin muvafakati olmadan cezai bir soruşturma, arama veya diğer bir şekilde şahsi hürriyeti zedelemeye muhatap kılınamaz veya üzeri aranamaz veya evinde arama yapılamaz. Meğer ki mecburi bir yakalamayı gerekli kılan suçüstü halinde yakalanmış olsun.
Aynı izin kesin dahi olsa bir mahkûmiyetin infazı halinde bir parlamento üyesinin yakalanma veya tutuklanma halinde muhafaza edilir.
3. ALMANYA (1949) md. 46:
(1) “Bir milletvekili hiçbir zaman, federal mecliste veya komisyonlarının birinde verdiği oylar veya yaptığı açıklamalar sebebiyle kazai veya disiplin soruşturmasına, ya da diğer durumlarda federal meclis dışında sorumluluğa tabi tutulamaz. Bu esas hakaretlerde uygulanmaz.”
(2) “Cezalandırılan bir fiil sebebiyle, bir millletvekili ancak federal meclisin izniyle sorumluluk altına alınabilir, ya da tutuklanabilir. Meğer ki suçüstü halinde, veya fiili takip eden günlerde tutuklanmış olsun.”
(3) “Federal meclisin izni bir milletvekilinin şahsi hürriyetinin her sınırlanması veya 18 bir milletvekiline karşı bir dava açılması için gereklidir. md.ye göre.”
(4) “Bir milletvekiline karşı her ceza davası ve 18. md..ye göre açılan her dava, her tutuklama ve onun şahsi hürriyetinin her sınırlanması, federal meclisin talebi üzerine askıya alınır.”
II-Yasama Dokunulmazlığı Mevzuunda Türk Ve Yabancı Devlet Sistemlerinin
Kısa Bir Mukayesesi
1- Dünya anayasalarından seçtiğimiz örneklerde ve özellikle modern demokrasiyi tatbik eden devletlerde, anayasalarındaki düzenlemelerden edindiğimiz müşâhedeler şunlardır:
a- Genellikle, sadece milletvekilinin parlamentodaki konuşmalarından ve verdiği oylardan sorumsuzluk esası benimsenmiştir. Yani Türk Anayasa Hukuku deyimi ile “Mutlak Dokunulmazlık” düzenlenmiş bulunmaktadır. “Nisbî Dokunulmazlık” ise, yani bir parlamenterin, “âdi suçları” sebebiyle sorgulama, muhakeme edilme ve infaza tabi tutulması esası, genellikle anayasalarda az yer alıyor.
b-Birkaç devlet hariç, Kıbrıs-Türk ve Rum anayasaları gibi anayasalar bu yoldaki düzenlemeleri kısa tutmuşlardır. 1982 Türk Anayasası ise uzun, uzun olduğu kadar da, yasama dokunulmazlığının sınırlarını genişletmeye imkân tanıyacak istikamette bir düzenleme getirmiş bulunmaktadır. Anayasamızın bu tutumu, zaman zaman milletvekillerimize tanınan bu imkanı kötüye kullanma istikametinde gelişmelere yol açmıştır.
Böylece yasama dokunulmazlığı “ratio legis” ine aykırı bir gelişme içine girmiştir denilebilir.
c- Kanada Anayasası gibi bazı anayasalar, yasama dokunulmazlığını çıkarılacak bir kanuna bırakmış ve hatta zaman zaman yeni düzenlemelere gidilebileceğini kabul etmiş bulunmaktadır. Böylece, yasama meclisi üyeleri lehine, meclis faaliyetlerini baskı, tehdit, intikam ve iftira altında yapmaktan kurtulmaları için düşünülmüş bu müesseseyi suiistimal etmeleri engellenmiştir. Çünkü yasama dokunulmazlığı bir imtiyaz (privilegium) değildir. Anayasa md.10 gereğince her türlü imtiyaz ve ayrıcalık yasaktır.
2-Yabancı devletlerin anayasa hukuku tatbikatlarını öğrendiğimiz kitaplarda, mukayeseli hukuk açısından edindiğimiz müşahede ise şöyledir:
Devletlerin ilgili komisyonları, yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasını isteyen savcılık taleplerini sürüncemede bırakmamaktadırlar.
a) Memleketimizde bu durum kronikleşmiş ve müzmin bir hal almış bulunmaktadır: TBMM’nin yaklaşık dörtte birinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasının istendiği bir ülke, dünyada bulunamaz zannediyorum.
b) Üstelik yasama dokunulmazlığı kaldırılması istenen parlamenterlerin durumu bir yasama dönemi (5 yıl) boyunca ele alınmadığı ya da dönem sonuna bırakılması kabul edilerek (bkz.14/1/1998 t. Gazeteler) uzun zaman geriye bırakılması, ya da hiç ele alınmaması modern demokrasilerde kabul edilecek bir tutum değildir ve dünyada modern demokrasiyi tatbik eden devletlerde pek rastlanmamaktadır. En azından bu dosyalar hakkında bir karar alınması (red veya kabul) gerekir. Bu gerek, demokrasimizin sağlıklı işlemesi açısından şart olduğu gibi, seçmenlerin parlamentoya hürmet beslemeleri ve mevcut hürmetlerinin de muhafaza edilmesi için de gereklidir.
c)Modern demokrasilerde rastlanmayan bir durum da şudur: Fransa gibi bazı demokrasilerde, yasama dokunulmazlığının kaldırılması, bizdeki gibi, Anayasa-Adalet Komisyonu ve arkasından TBMM Genel Kurulu’nda karara bağlamak gibi yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını zorlaştıran bir sistem yerine, Parlamento Başkanlık Divanı gibi küçük sayıdaki heyetlerde neticelendirmektedir.
3- Dokunulmazlığın kaldırılmasını zorlaştıran bir diğer durum da şudur: Türk sisteminde yasama dokunulmazlığı kaldırılan bir üye, Anayasa Mahkemesine iptal davası açabilmektedir. Aynı durum Kıbrıs-Türk Anayasası’nda da görülüyor. Bu düzenleme ile, parlamenterleri koruma uğruna zâid bir endişenin anayasamıza girdiğini görüyoruz.
4- Modern anayasalardaki düzenlemelerden bir farklı durum da şudur: Modern devletlerde, genellikle, ilgili üye hakkında açılan bir davaya yasama organı veya başkanı, gerekli görürse, müdahale ederek işlemleri durdurabilmektedir. Yani kaide, dokunulmazlığı kaldırılan üyenin sorgulama ve müteakip işlemlere müsaade edilmesi, istisna ise, sorgulama ve muhakemenin geriye bırakılmasıdır.
5- De lega feranda (olması gerekli kanun) bakımından, yasama dokunulmazlığının suiistimalini önleyecek bir düzenleme anayasamıza konulmalıdır. Mesela, savcılık talebinin gelmesinden itibaren 3 ay içinde karar vermek gereği gibi.
6- Anayasanın 83.md.sinde 14.md.ye giren durumların hariç tutulması, Alman Anayasa’ndaki düzenlemeye (orada md.18) benzemektedir.
“Yasama Dokunulmazlığı”, ratio legisine uygun anlaşılmalı ve kullanılmalıdır.
7- Yukarıda aktardığımız bazı modern demokrasilerdeki anayasa örnekleri dışında, bazı kısa karşılaştırmalar daha yapmak isteriz: Bu devletlerin anayasa hükümlerinin özellikleri kısaca şöyledir:
1- MEKSİKA, md. 61:
Verdikleri oylardan sorumsuzluk düzenlenmiş.
2- GUATEMALA, md. 161/a :
Verdikleri oylardan sorumsuzluk suçüstü hariç diğer suçlarda başkanlık divanı karar veriyor.
3- HİNDİSTAN, md. 194:
Verdikleri oylardan sorumsuzluk, zamanla parlamento yeni sınırlamalar getirebiliyor.
4- YUNANİSTAN, md. 62:
Bizimkine benzer.
5- MISIR, md. 98:
Sadece Genel Kurul ve komisyonlarda verdikleri oylardan.
6- KIBRIS, md. 106:
Verilen oylar ve açıklamalardan hukuki, cezai takibatsızlık. Yargıtay izni veriyor. 5 yıldan fazla ağır ceza ve ölüm cezası gerektiğinde izne gerek yok. Bu taktirde meclis soruşturmayı durdurabilir.
7- KIBRIS(TÜRK), md.69:
T.C. Anayasası’na benziyor. 5 yıldan fazla, ölüm cezalık suçlar.
8- KANADA, md. IV,18:
Yasama dokunulmazlığı zamanını ve tarifini parlamentonun çıkaracağı kanun belirler.
9- MERKEZİ AFRİKA CUMHURİYETİ md.49:
Bizimki gibi.
10- BULGARİSTAN md. 88:
Ağır suçlarda ve meclisin izin vermesi dışında yasama dokunulmazlığı var.
III-Sistemlerin Değerleri
I. Yabancı devlet düzenlemelerinin üstün tarafları:
1.Yasama dokunulmazlığının düzenlenmesini, anayasaya değil, özel bir kanuna bırakılması. Örnek, Hindistan, Kanada. Böylece zamanın ihtiyaçlarına uygun olarak, özel bir kanun kolayca değiştirilerek adapte olunabilir.
2. Yasama dokunulmazlığının kaldırılması. Meclis toplantı halinde değilse başkanı (Mısır), Danıştay(Bulgaristan) ve başkanlık divanı (Fransa, Merkezi Afrika Cumhuriyeti) yetkili olabiliyor. Meksika’da parlamentonun başkanı,dokunulmazlık imtiyazına riayet edilip edilmediğine bakar(karar verir) hükmü yer alıyor.
3.Yasama dokunulmazlığının himayesinde bulunan suçlar, muayyen bir seneden fazla ağır cezalı ve ölüm cezasına bağlı suçlar kabul edilebilir(Kıbrıs Türk A. gibi). Bu durumda kabahatler yasama dokunulmazlığından istifade edemezler(Kıbrıs Türk Anayasası).
II-Yasama dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına kısa sürede karar verme mecburiyeti:
1)Bazı devletler, yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebi gelmesinden itibaren muayyen bir müddet içinde karar verilmesini şart koşuyorlar. Bu özellik de, hem Türk sistemine üstün, hem de fail ve mağduru tedirginlikten kurtaran, rahatlatan bir sistemdir.
Mesela, Yunan Anayasası’na göre esas itibarıyla, yani iftira(libel) halinde 45 gün, diğer suçlarda 3 ay içinde karar verilmelidir. Bu müddet geçerse, cezâi takibat izni verilmemiş sayılmaktadır.
2)Bu şekilde düzenlemenin örnekleri çok az. Ancak Türkiye Cumhuriyeti parlamento hayatındaki uygulama nazara alınırsa imtisal edilecek bir sistemdir. Çünkü memleketimizde, bazen 4-5 yıl boyunca yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını ihtiva eden savcılık talepleri, işleme konulmamaktadır. Ya da çok defa bilhassa parti liderlerine yapıldığı gibi, “devre sonuna erteleme” kararı alınmaktadır. Gerçi memleketimizdeki uygulamanın müsebbibi anayasa değildir. Daha çok parlamento içtüzüğü veya komisyon üyelerinin temayülüdür.
Ancak böyle bir düzenleme, müddetli olarak, anayasaya girerse, yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya kaldırılmaması kararı kısa bir zamanda neticelendirilir.
III. Hatıra az gelen ve fakat bazen nazik ve kritik durumların ortaya çıkmasına sebep olan bir durum da şudur: Hindistan A.da, sadece parlamento üyelerine değil, parlamento veya komisyonlarında konuşma hakkı olanlara da yasama dokunulmazlığı tanınmıştır. Tabi bu durum, geçici olup, o kimsenin konuştuğu zamanlara münhasırdır.
Bu durum son zamanlarda memleketimizde de aktüel oldu diyebilirim.: TBBM Araştırma Komisyonlarında, Susurluk Araştırma Komisyonu gibi, bazen yüzlerce insanın bilgisine başvurulmaktadır. Bu kimseler çok defa bir ceza tehdidi altında olan veya olma durumunda olarak ifadelerde bulunmaktadırlar.
İkinci aktüel bir durum da, bütçenin, komisyonda görüşülürken, nadir de olsa, bakanlık yetkililerine söz hakkı verilmesi durumlarında ortaya çıkmaktadır.
IV- Parlamentonun veya başkanının, sorgulama vb. işlemlere müdahalesi veya durdurması: Sorgulama ve muhakemenin devam ettiği bir sırada, parlamentonun müdahale ederek, hazırlık, ilk ve son tahkikat safhalarını durdurma, konunun ve failin konumu itibariyle gerektiği durumlarda, düşünülebilir. Bu durum Almanya, Fransa, Belçika ve İtalya Anayasalarında düzenlenmiştir.
İtiraf edelim ki, bu yoldaki düzenleme, parlamento üyesine iftira, baskı ve tehdit ifade eden suçlama durumlarında bilhassa gereklidir. Çünkü yasama dokunulmazlığının nisbî olanının, yani yakalanma, sorguya çekilme vb. durumlarda, iftira ve şantaja tabi olduğu anlaşılan hallerde parlamenteri koruma müessir bir düzenlemedir.
V- Bir başka câlib-i dikkat durum da şudur: Kıbrıs Rum A. gibi bazı anayasalar, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını doğrudan doğruya Yüksek Mahkemeye bırakmışlardır. Memleketimizde, yasama dokunulmazlığı kaldırılması durumunda, ilgili üye başvurursa, Anayasa Mahkemesi’nin yetkisi başlamaktadır.
Yunan A. İse, iftira(libel) halinde, yasama dokunulmazlığı kaldırılırsa, İstinaf Mahkemesi (The Court Of Appeals) muhakeme etmektedir.
VI- Meclisteki konuşmalar ve verilen reyler dışında kalan ve adi suçlar dediğimiz fiillerden dolayı dokunulmazlığın sahasının daraltılması istikametinde bazı gelişmeler müşahede ediliyor. Amerika gibi, adli düzenin çok iyi olduğu ülkelerde (yasama dokunulmazlığı alanında), diğer vatandaşlar gibi adi suçlardan muhakeme edilebiliyor. İngiltere’de ise, 300 yıllık eski düzenlemeyi kaldırma teşebbüsü var (Bkz. Ekli fotokopi). Bazı devlet anayasaları ise, yasama dokunulmazlığının düzenlenmesini çok kısa tutmuş ve sadece parlamentoda yapılan konuşmalar ve verilen reylerden dolayı mesul tutulmayacağını ifade etmekle yetinmiştir. Almanya ve Yunan Anayasalarında iftira ve hakaret hariç tutulmuştur.
|